22 Mayıs 2012 Salı

Maktul Fermanı

bir gün, en olmadık vakit çal kapımı
yüzümde umutsuz bir mahmurluk
konuşturma beni
kelimelerin voltasında uykusuz kalan zihnime yardım et, soluklansın
üstüme sinen belirsizliği yıka beyazlarla
oda hapsinde bir heyecan olacaktı solda derinlerde bir yerde, çıkar ortaya, görünsün
bozkırda iyot aroması gibi bir hava dolsun ciğerlerime
parmaklarında açılsın tepemde yük yapan saçlarım
aklımın düğümlerini çöz birer birer
şüpheyi sokma içeri, güvensizliğimi kov
bin yıllık masallar anlat bana, sade sesinle avut
allara yeşillere boya gözlerimi
yarından kurtar
sözlerini anlamadığım şarkılar söyle, demliğin ıslığına uysun makamın
kaybetmekten korkan deli bir çocuk var içimde, büyüt onu
'kimse vazgeçilmez değildir' de, hayatla tanıştır, öğreneyim
ya da uyut onu, belki yalanlar uydur
'bak ben varım' de, üstünü ört, unutayım
hatta öldür onu, varlığına boğ, yitireyim
yolumu kaybedersem diye yönümü hiç dönmediğime çağır beni
dokunulmaz mağrurluğumdaki yalnızlığı bul, bakışınla parlasın
gülüp geçerek yüz çevirip kaçtığım o efsaneye inandır beni
gerçeği bekleyen, hiç kandırılmayandır

(http://www.youtube.com/watch?v=AtYmhMisT5s)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder