06:40
İstanbul Atatürk Havalimanı
Uykusuz gözlere heyecan saklama uğraşı... Aklımda sade, her ağızda aynı yerde, aynı ifadeyle bir olmuş o soru: ''Ne işin var Hakkari'de?''
Hayat gaylesindeki babamın yorgun sesinden duyulur önce. Kızgın değil, yalnız şaşkın, yalnız anlamazdır. Çitli, korunaklı bahçelerde bir gelecek kurmak için çırpındığı kızın ne işi vardır Hakkari'de? Sonra birlikte büyüdüğüm arkadaşlarımdan gelir cılız bir ses; daha şaşkın, daha anlamaz: "Hakkari mi, ne işin var?" Ardından kusursuz bilip örnek bellediğim yüzlerde aynı gereksiz görüş ve 'Ay'da su bulundu, ikinci yabancı dilin ne?' tonlamasıyla birlikte "Hakkari'de ne işin var?"
İstanbul Atatürk Havalimanı
Uykusuz gözlere heyecan saklama uğraşı... Aklımda sade, her ağızda aynı yerde, aynı ifadeyle bir olmuş o soru: ''Ne işin var Hakkari'de?''
Hayat gaylesindeki babamın yorgun sesinden duyulur önce. Kızgın değil, yalnız şaşkın, yalnız anlamazdır. Çitli, korunaklı bahçelerde bir gelecek kurmak için çırpındığı kızın ne işi vardır Hakkari'de? Sonra birlikte büyüdüğüm arkadaşlarımdan gelir cılız bir ses; daha şaşkın, daha anlamaz: "Hakkari mi, ne işin var?" Ardından kusursuz bilip örnek bellediğim yüzlerde aynı gereksiz görüş ve 'Ay'da su bulundu, ikinci yabancı dilin ne?' tonlamasıyla birlikte "Hakkari'de ne işin var?"
Gösterilmediği kadar bilinen yere gelinir. Afallanır, karışılır, uyanılır. Oraya değin ne öğrenildiyse mezbele. Tarih sıfırlanır. Aynada boş bir ıraklıkla yüzleşilir uzun süre. 'Ben olsaydım' denilir; yaşananı, yaşayanı anlamamaktan utanılır; bilmek istenip sormaktan utanılır. Derken o aşina soru oradan da gelir: "Ne işin var Hakkari'de?" Olsa olsa macera heveslisi, belli ki hatıra gönüllüsü, en iyi ihtimalle bir arkadaşa bakıp çıkacaksındır zira ne işin vardır. Misafirlikte de misafirperverlikte de kusur yoktur; fazlası ne işin vardır. Ana dilde eğitim toplantıları yapılır; Kürtçe bilmiyorsun ne işin vardır. İsmail Beşikçi okunur; Ankaralısın ne işin vardır.
Gitmesen gelmemekle, bihaber ya da suskun kalmakla, bilmemekle suçlusundur; kuru tuzlular meselesidir. Gitsen gelmekle, ait olmadığın turistliğinle suçlusundur; neticede Türküm doğruyum çalışkanımsındır.
Gitmesen gelmemekle, bihaber ya da suskun kalmakla, bilmemekle suçlusundur; kuru tuzlular meselesidir. Gitsen gelmekle, ait olmadığın turistliğinle suçlusundur; neticede Türküm doğruyum çalışkanımsındır.
24 Ekim 2010
14:00
Van Ferit Melen Havaalanı
Her yandan ziyan görünüyor; gelsem fotoğraf meraklısı, gelmesem atlı karınca mesudu varlığım. Tüm ayrılıklar uzlaşıp dört bir yanımı kuşatıyor o soruda: "Ne işin var?" Nefessiz bırakan bakışlara gönül vermek isterken, acı kutsayan menşeinden yabancılık çalınıyor yüzüme. İnadım buradan doğup direniyor ve hafızalardan silineceği güne dek, her söylenişte açtığı çukuru büyüten malum soruya cevapsızlık biriktiriyor dilimde!
Van Ferit Melen Havaalanı
Her yandan ziyan görünüyor; gelsem fotoğraf meraklısı, gelmesem atlı karınca mesudu varlığım. Tüm ayrılıklar uzlaşıp dört bir yanımı kuşatıyor o soruda: "Ne işin var?" Nefessiz bırakan bakışlara gönül vermek isterken, acı kutsayan menşeinden yabancılık çalınıyor yüzüme. İnadım buradan doğup direniyor ve hafızalardan silineceği güne dek, her söylenişte açtığı çukuru büyüten malum soruya cevapsızlık biriktiriyor dilimde!
Yüreğinin sesi sana ne söylüyorsa hayalin orada ve sen orada mutlusundur..başka bir şeyin önemi yoktur..
YanıtlaSilCevapsız soruların bile...