28 Ağustos 2011 Pazar

Destina

Yedi bin beş yüz otuz iki sefer sayılı otobüsün sayın yolcuları!
Öndeki gözlüklü amca, süslü sarı abla, sakallı öğrenci arkadaş, güllü tülbentli teyze, bıkkın sesli hostes hanım, uykulu şoför bey, ıslak gri asfalt izleri, yol üstü mola yerleri!

Kalabalığınızı, gailenizi bir kenara bırakıp on beş numara koridor koltuğuna iyi bakın. Evet evet hafif çekik gözleriyle Ortadoğulu hüznünü bizzat yüzünde taşıyan kıvırcık saçlı, o milattan kalma örtük asaletin sahibi güzel kadını diyorum, on beş numara. Sevgili bir ele değmeden, bir tek tatlı söz duymadan, aşkın çocuk heyecanını hiç tatmadan, on altısında nişanlı, on yedisinde gelin, yirmisinde anne edilen o orta boylu sadelik tanrıçasını diyorum evet, iyi bakın. Her şeyi herkesten iyi bilen, en iyi yapan ama kıymeti hep saklı tutulan, hakkı hiç teslim edilmeyen, sesi sessizlikle bir duyulan, hep yalnız olup hiç kendi olamayan...

Kelimelerin yerine bakışlarını kullandığından dilin bütün sözlerini gözlerinde hapseden mistik bir adamla yaşayabilmek için arkeolojik kazılardan tablet, tabletlerden yazı, yazılardan anlam, anlamlardan günümüz Türkçesine çeviri yoluyla iletişim kurmaya mecbur bırakılma kaderini, anneliğin cefasına ekleyen; sabır taşına en büyük kıskançlığı yaşatan kırkına yeni değmiş o kadını diyorum. En büyük hayali, senelerce tek göz odayı ısıtma derdinden, buz kesmiş mutfak vakitlerinden hasarlı hasta yanlarını unutacağı "kendine ait bir oda" olan o fedakar on beş numaralı koltuk, koridor.

'Hayat adil değil biliyoruz' yaşına değdik ama o kadına iyi bakın isimsiz turizmin anonim yolcuları! Çekinerek içtiği sigaranın dumanına, acı kahve bardağını tutuşuna iyi bakın ve nikotin-kafein yoldaşlığının tavında, bangır bangır bir sessizlikle bir sitem nasıl gönderilir bir bilinmeze görün. Dünyanın en güzel, yaşanmamışlığından en yorgun on beş numara yolcusunu diyorum evet.

Ant olsun, öyle bir seyir sunacağım ki ona, yalnız keyfin dinginliği hissedilecek. Bir yuduma bir nefes katarken en geçmiş makamıyla Gesi Bağları yankılanacak usuldan, gök damlalarının içinde şeffaf. Asfalt yine gri, boğaz yine mavi, bozkır yine belirsiz akacak. Lakin hayat yine de aynı puslu kaderleri başka bedenlere yükleyerek yaşatmaya devam edecek yoluna inatla. Her daim on beş numara koridor koltuğunda hüznü taşıyacak başka bir kadın, el sallayanlar arasında başka bir gelecek yemincisi olacak. Yağmur hep yağacak.

(https://www.youtube.com/watch?v=ioQVPPxx-5w)