saçlarımda aklar senin hüznünü başım üstünde taşıyor şimdi
yirmi beşim bitiyor
senin belki de on sekizinde biten tüm yaşların yerine
nasıl erişeceğim ben sana
halbuki kim görse sen biliyor beni
gözlerimde seni buluyorum bazen aynada
hele ki gölgeme rastladığımda
bir de dalıp gitmişken zamansız bir yansımada
yürürken mesela
bir ağaca hayran olurken
bir olmayana içlenip de ses etmezken
süpürge tutarken
hele tencereye kaşık vururken
teybe koyup değil ansızın radyoda çalınca severken bir şarkıyı
sesini açıp da nerede bilinmez kendime çekilirken
sonra örtüp kapısını kaybederken hiç yokmuş gibi
neye dertlendiğimi bile unuturken
düşünülmedik sadece kendimi bırakıp
bir türlü karar veremezken
sırtıma bir yelek geçirirken
'güvenme, eksiltir de gider gelen' diye
endişeden iki büklüm olurken küçüğüme
en çok ayaklarım üşürken
eni sonu sana varırken tüm günlerim
elimin değdiği şeyler kendini belli etmeye başlarken
ve her biri aslında senin taklidinken
sesimin her durağı sana dönüşüyorken
tüm mümkün sayıp da itiraz ettiklerim
yüzünde yer eden kabule bürünürken zamanla
ovalarken boynumu, sırtımı
ağrıyan yerlerim bile sana benzerken
senin siman belirirken sözlerimde
özlemekle ıslanırken keder diye bildiğim
her defasında daha uzağa gidiyor
ve her sabaha biraz daha sen olup başlıyorken
ben nasıl senin kadar güçlü olacağım
nasıl senin gibi güzel kalacağım
yutkunup da sustuklarımla nasıl baş edeceğim
tel tel ağarırken seni anlamak
ben nasıl büyüyeceğim
(https://www.youtube.com/watch?v=B_qmXrd3i2Q)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder